Sayfalar

21 Nisan 2010 Çarşamba

Kaleciler ve Yalnızlık

Sis perdesinin arkasında bir yalnızlık var onlar için. Takımın en değerli oyuncuları gol atar taraftar onların ismini zikreder durmadan gol sevinçlerinde kaleciler pek gidemez o uzaklara kalenin etrafında zıplarlar sağdan sola...

Kim koşar kalecinin yanına golden sonra?Ancak çok yakın arkadaşı olacak maç öncesi golü ona armağan ettiğini söyleyecek de gelecek...

Ohoo Ölme Eşeğim Ölme yani...



Hatalı bir gol yediğinde nolur eğer pozisyon içinde bir savunma oyuncusu varsa kalecinin başını okşar eğer uzaktan yediyse gelir savunma oyuncusu vurur topa bir gol daha atara kaleciye isyan edercesine...

Kalır tek başına o anda aptallaşır bakar sağına soluna hiç dostu yoktur sanki herkes ayrı telden çalar gibi davranmaktadır.

Ama takımdır onlar hani birlik beraberlik içindeydiler? Hani beraber sevinip beraber üzüleceklerdi?

Noldu peki? Neden hep yalnız kalır kaleciler? Ancak yüzde yüzlük bi pozisyon cıkardıgında mı ismini zikredelim illa penaltı kullanınca mı adını haykıralım tüm stad olarak?

Hak verelim biraz onlara da stres,hava,psikoloji vs vs vs bu etmenler en çok onları etkiliyor sanırım... Hele bir de adı cıktıysa Kova'ya vay haline artık onun....


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder